Endüstriyel Tarım, Geleneksel Tarımın Yerini Alabilir mi?

Medeniyet tarımla başladı, göçebe atalarımız kendi yiyeceklerini yetiştirmeye başladıklarında yerleşti. Tarım, topraklarda bitkilerin, hayvanların ve diğer yaşam formlarının yetiştirilmesi yoluyla mal üretimini ifade eder. 2006 itibariyle dünya nüfusunun yüzde 45’i tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Bununla birlikte, sanayileşmenin başlangıcından bu yana çiftçiliğin göreli önemi düşmüştür. Endüstriyel tarım dünya nüfusunun üçte birini istihdam etse de, tarımsal ürünler, brüt dünya ürününün yüzde 5’inden daha azını oluşturmaktadır.

Endüstriyel tarım sadece gıda sağlamak için değil aynı zamanda tekstil, şeker, jüt, bitkisel yağ ve tütün gibi diğer endüstrilere hammadde sağlamak için önemlidir. İnsanlar için bir meslek olmanın yanı sıra, tarım da bir yaşam biçimidir. Dünyanın gümrük ve kültürünün çoğu tarım etrafında döner. Dünya çapında bir dizi festival ve bayram, hasat ya da hasat ya da çiftçiliğin başka bir yönü ile bağlantılıdır. Hükümete yiyecek ve vergi gelirlerini artar. Diğer endüstrilere daha da genişletilebilecek ve döviz temin edilebilecek “yatırım yapılabilir fazlalık” üretilir.

Endüstriyel Tarım, Geleneksel Tarım

Endüstriyel Tarım Nedir?

Büyüme, taşıma ve depolama teknolojilerine bağlı olarak gıdaların görünürde bolluğu nedeniyle; günümüz insanı, tarıma olan temel bağımlılığı gözden kaçırdı. Tarım sağlığın temel belirleyicisi olan beslenmeyi sağlar; yoksulluğu ve bireysel geçimi hafifletir. Diğer bazı faydalar şunlardır:

  • Su – tarımsal ürünler en büyük tatlı su kullanıcılarıdır. Ormanlar günlük kullanımlarımız için çizdiğimiz yeraltı suyunu korurlar. Hayvancılık kıyı sularının sağlığını etkiler.
  • Enerji – odun, önemli bir yakıt ve enerji kaynağıdır. Modern biyokütle bitkileri çoğu ülkede hızla büyüyor. Bunlar temiz enerji sağlar ve aynı zamanda ekonomik büyümeye yardımcı olur.
  • Sağlık – tarım insanlara beslenme sağlar. Tahıllar, sebzeler ve meyveler tüketmeden 2 günden fazla et, süt ve kümes hayvanları üzerinde yaşayamayız. Tarım eksikliğinin bizim için ne yapabileceğini düşünün.
  • Biyolojik çeşitlilik – ekolojik dengeler tek başına tarım tarafından sürdürülür, değiştirilir veya tahrip edilir. Bunlar gezegenimizin gelişimini ve sağlığını sürdürmek için kritik öneme sahiptir.
  • İklim değişiklikleri – azaltılmış tarımsal büyüme iklimi olumsuz etkilemektedir. Aşırı olaylar ve ekolojik işlev bozukluğu sonuçta gezegenimizi ve insan ırkını etkileyecektir.

Çevresel bozulmanın tarımsal verimliliği etkilediği ve tarımsal uygulamaların çevreyi etkilediği kısır döngüdür. Tarımın sona ermesi için, tarım bilimleri ve teknoloji açlığı azaltmaya, geçim kaynağını iyileştirmeye ve ekonomik büyümeyi artırmaya yardımcı olur.

Yerli ve yerel tarımsal uygulamaların bilimsel araştırma ve geliştirmelerle birlikte kullanılması gerekmektedir. Endüstriyel tarım ve tarımsal ürünleri geliştirmek için uluslararası bilimsel programların bir koordinasyonu olmalıdır. Sürdürülebilir doğal kaynak kullanımına elverişli politikalar ve teknolojiler uluslararası olarak paylaşılmalıdır. Açlığı hafifletmek ve beslenme güvensizliğinin ve bozulmuş doğal kaynakların nedenlerini aramak zorunludur. Ürünlerin, çiftlik hayvanlarının ve balıkçılığın verimliliği, hem çiftçiler hem de tüketiciler için kabul edilebilir olan, sosyal ve çevresel açıdan sürdürülebilir bir şekilde artmalıdır. Tarım, sosyal, ekonomik ve çevresel büyümesi için her toplumun önemli bir yönüdür.

1 Yorum

  1. Servet

    Aldı diyebiliriz. Zaten tarımda endüstriyelleşmek gerekir. Çünkü bu hem pratiklik hem karlılık katar. Geleneksel tarımla ancak sınırlı üretim yapılabilir ve uğraştırıcı olur.

    Cevapla

Yorumunu ekle

%d blogcu bunu beğendi: